Sağlık Hukuku

Malpraktis Davası Nasıl Açılır? Doktor Hatası Tazminat Rehberi (2026)

Malpraktis davası nasıl açılır – doktor hatası tazminat rehberi
Son güncelleme: 1 Ekim 2026 · Av. Zeki Kaner · Okuma süresi: yaklaşık 28 dakika
Kısa Cevap

Malpraktis davası, hatalı tıbbi uygulama nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini için açılır. Davanın nerede ve nasıl açılacağı, tedavinin yapıldığı yere göre değişir: Özel hastane ve muayenehanelerdeki hatalar için önce arabulucuya başvurulur, anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesinde dava açılır. Devlet, şehir ve devlet üniversitesi hastanelerindeki hatalar için ise önce ilgili idareye başvurulur, ardından idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.

Kamu hastanelerinde idareye başvuru, zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her hâlde olaydan itibaren 5 yıl içinde yapılmalıdır. Özel hastanelerde de sürelerin kaçırılmaması için zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl içinde harekete geçilmesi en güvenli yoldur.

Bir ameliyatın ardından beklenmedik bir sakatlık, yanlış veya geç konulan bir teşhis, doğum sırasında yaşanan bir komplikasyon ya da bir yakının hastanede hayatını kaybetmesi… Bu tür durumlarla karşılaşan hastaların ve yakınlarının ilk sorusu genellikle aynıdır: Bu bir doktor hatası mı, ve hakkımı nasıl ararım?

Bu rehberde; malpraktis davası nasıl açılır sorusunu Türk Borçlar Kanunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve güncel yüksek mahkeme kararları çerçevesinde adım adım ele alıyoruz. Zamanaşımı süreleri, davanın kime karşı açılacağı, arabuluculuk, tazminat kalemleri, dava masrafları ve komplikasyon ile malpraktis arasındaki farkı ayrı başlıklar altında bulabilirsiniz. Tazminat davalarına ilişkin genel bilgiler için Tazminat Hukuku sayfamızı da inceleyebilirsiniz.

Malpraktis Davası – Özet Tablo

Özel hastane / muayenehane Kamu hastanesi (devlet, şehir, devlet üniversitesi)
Görevli mahkeme Tüketici mahkemesi İdare mahkemesi
Davalı Özel hastane (şirket) ve/veya hekim İlgili idare (Sağlık Bakanlığı, üniversite); hekime doğrudan dava açılamaz
Dava öncesi zorunlu adım Arabuluculuk İdareye yazılı başvuru (İYUK m. 13)
Kritik süre Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl içinde harekete geçilmesi önerilir Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde olaydan itibaren 5 yıl içinde idareye başvuru; ret veya cevapsızlıkta 60 gün içinde dava
Harç Tüketici harçtan muaftır (gider avansı ve bilirkişi ücreti hariç) Harç ve gider avansı yatırılır
Bilirkişi Adli Tıp Kurumu veya üniversite bilirkişi kurulları Adli Tıp Kurumu veya üniversite bilirkişi kurulları
Bu Yazımızdaki Başlıklar
  1. Malpraktis Nedir?
  2. Malpraktis Davası Açma Şartları
  3. Malpraktis ve Komplikasyon Arasındaki Fark
  4. Aydınlatılmış Onam: İmzaladığınız Belge Ne Anlama Gelir?
  5. Malpraktis Davası Kime Karşı Açılır?
  6. Malpraktis Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
  7. Malpraktis Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
  8. Tıbbi Malpraktis Zamanaşımı Süresi ve Dava Açma Süreleri
  9. Malpraktis Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
  10. Bilirkişi İncelemesi ve Adli Tıp Raporu
  11. Doktor Hatası Tazminat Miktarı Ne Kadar?
  12. Malpraktis Davası Ne Kadar Sürer?
  13. Malpraktis Dava Masrafları Ne Kadar?
  14. Doktor Hatası Durumunda Nereye Şikayet Edilir?
  15. Malpraktis Davası Açmadan Önce Yapılması Gerekenler
  16. Özel Durumlar: Doğum Hataları ve Estetik Ameliyatlar
  17. Malpraktis Davası Dilekçesinde Neler Bulunmalı?
  18. Malpraktis Davasında Sık Yapılan Hatalar
  19. Bursa’da Malpraktis Davası
  20. Malpraktis Davasında Avukatın Rolü
  21. Sıkça Sorulan Sorular

Malpraktis Nedir?

Malpraktis (tıbbi kötü uygulama), hekimin veya diğer sağlık çalışanlarının teşhis, tedavi, ameliyat, ilaç uygulaması ya da hasta takibi sırasında tıp biliminin kabul ettiği standartlara ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu hastanın zarar görmesidir. Dünya Tabipler Birliği’nin tanımına göre malpraktis; hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi sonucu oluşan zarardır.

Uygulamada en sık karşılaşılan malpraktis örnekleri şunlardır:

  • Teşhis hataları: Yanlış teşhis, geç teşhis veya gerekli tetkiklerin yapılmaması (örneğin apandisit, kalp krizi veya kanser belirtilerinin gözden kaçırılması),
  • Ameliyat hataları: Yanlış organ veya bölgenin ameliyat edilmesi, vücutta yabancı cisim (gazlı bez, alet) unutulması, komşu organların zarar görmesi,
  • Doğum hataları: Doğumun geç müdahale edilerek yönetilmesi, bebekte oksijensizliğe bağlı hasar (serebral palsi), annede ciddi kanama ve organ kaybı,
  • İlaç ve anestezi hataları: Yanlış ilaç veya doz, alerji öyküsünün sorgulanmaması, anestezi komplikasyonlarının yönetilememesi,
  • Estetik müdahale hataları: Vaat edilen sonuca ulaşılamaması, kalıcı iz ve deformasyon, yetkisiz kişilerce yapılan uygulamalar,
  • Hastane enfeksiyonları ve takip eksikliği: Sterilizasyon kurallarına uyulmaması, ameliyat sonrası takibin aksatılması,
  • Aydınlatılmış onam eksikliği: Hastanın riskler ve alternatif tedaviler hakkında yeterince bilgilendirilmeden müdahale yapılması.

Malpraktis Davası Açma Şartları

Malpraktis davası açılabilmesi için kural olarak şu dört unsurun birlikte bulunması gerekir:

  1. Tıbbi müdahale: Hasta ile hekim veya sağlık kuruluşu arasında bir teşhis ya da tedavi ilişkisi bulunmalıdır.
  2. Özene aykırılık (kusur): Hekim, tıp biliminin o tarihteki verilerine ve mesleki standartlara uygun davranmamış olmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre hekim, en hafif kusurundan dahi sorumludur.
  3. Zarar: Hasta bedensel, ruhsal veya ekonomik bir zarara uğramış olmalıdır. Ölüm hâlinde yakınların destekten yoksun kalma ve manevi zararları söz konusu olur.
  4. İlliyet bağı: Zarar, hatalı tıbbi uygulamanın sonucu olmalıdır. Hastanın mevcut hastalığının doğal seyrinden kaynaklanan zararlar tazmin edilmez.

Özel hastane ve hekimlere karşı açılan malpraktis davasında hekim ile hasta arasındaki ilişki, Yargıtay uygulamasında kural olarak vekâlet sözleşmesi olarak nitelendirilir. Vekil sıfatıyla hekim, sonuç garantisi vermez; ancak tedaviyi tıbbın gerektirdiği özen ve dikkatle yürütmek zorundadır. Bu nedenle bir tedavinin başarısız olması tek başına malpraktis anlamına gelmez; önemli olan, sürecin tıbbi standartlara uygun yürütülüp yürütülmediğidir. Estetik ameliyatlar gibi bazı müdahalelerde ise taahhüt edilen sonuç da değerlendirmeye alınabilir.

Malpraktis ve Komplikasyon Arasındaki Fark

Malpraktis davası açmayı düşünen hastaların karşılaştığı en önemli savunma, “bu bir komplikasyondur” savunmasıdır. Komplikasyon, tıbbi müdahalenin tıp kurallarına uygun yapılmasına rağmen ortaya çıkabilen, önceden öngörülebilen ancak her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Malpraktis ise özen yükümlülüğüne aykırılık sonucu ortaya çıkan ve kaçınılabilir olan zarardır.

Komplikasyon Malpraktis
Tanım Tıbben kabul edilen risk; özenli müdahalede de görülebilir Özen yükümlülüğüne aykırılık sonucu oluşan zarar
Önlenebilirlik Tüm önlemlere rağmen her zaman önlenemez Gerekli özen gösterilseydi önlenebilirdi
Aydınlatma Hastaya önceden anlatılmış olması gerekir Çoğu zaman aydınlatma da eksiktir
Sorumluluk Kural olarak tazminat doğurmaz Tazminat sorumluluğu doğar

Bir zararın komplikasyon olarak nitelendirilmesi, hekimi her durumda sorumluluktan kurtarmaz. Uygulamada şu üç soru belirleyicidir:

  • Hasta bu risk hakkında önceden bilgilendirildi mi? Aydınlatılmış onam alınmadan yapılan müdahalede, komplikasyon niteliğindeki zarar da tazminat sorumluluğu doğurabilir.
  • Komplikasyon zamanında fark edildi mi? Belirtilerin gözden kaçırılması veya geç teşhis, komplikasyonu malpraktise dönüştürebilir.
  • Komplikasyon doğru yönetildi mi? Ortaya çıkan komplikasyona tıbben gerekli müdahalenin zamanında ve doğru yapılmaması ayrı bir kusur oluşturur.
⚖ Danıştay: Komplikasyon Olsa da Kuşkular Giderilemezse Manevi Tazminat Gündeme Gelir

Danıştay 10. Daire, E. 2021/4765, K. 2025/1828, T. 25.03.2025

Kamu hastanesinde sinüs tümörü ameliyatı öncesinde yapılan embolizasyon işlemi sırasında hasta, sağ gözündeki görme yetisini kaybetmiştir. Adli Tıp raporunda müdahalenin tıp kurallarına uygun olduğu ve komplikasyon yönetiminin uygun yapıldığı belirtilmiş, bu nedenle maddi tazminat talebi reddedilmiştir. Ancak Danıştay; zararın doğrudan hastanın anatomik yapısından veya hizmet dışı etkenlerden kaynaklandığının açıkça ortaya konulamaması ve tıbbi müdahalede gerekli özenin gösterilmediği yönündeki şüphelerin giderilememesi nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluştuğuna karar vererek bölge idare mahkemesinin kararını bu yönden bozmuştur.

Hasta için anlamı: Kamu hastanelerine karşı açılan davalarda, raporda kusur bulunmasa dahi şüphelerin giderilemediği durumlarda manevi tazminat yolu açık kalabilir.

Aydınlatılmış Onam: İmzaladığınız Belge Ne Anlama Gelir?

Aydınlatılmış onam, hastanın uygulanacak tedavi, bu tedavinin riskleri, olası komplikasyonları, alternatif tedavi yöntemleri ve tedavi uygulanmazsa ortaya çıkabilecek sonuçlar hakkında anlayabileceği şekilde bilgilendirildikten sonra müdahaleye rıza göstermesidir. Hasta Hakları Yönetmeliği ve Yargıtay uygulaması, acil durumlar dışında geçerli bir aydınlatılmış onam alınmasını zorunlu kabul eder.

Aydınlatılmış onamın geçerli olabilmesi için:

  • Bilgilendirmenin müdahaleden makul bir süre önce yapılması (ameliyat masasında imzalatılan formlar tartışmalıdır),
  • Bilgilendirmenin somut müdahaleye özgü olması; matbu ve genel ifadeler içeren formların tek başına yeterli sayılmayabileceği,
  • Riskler, alternatif yöntemler ve başarı ihtimali hakkında anlaşılır bilgi verilmesi,
  • Onamın hastanın kendisinden (hasta reşit değilse veya karar ehliyeti yoksa yasal temsilcisinden) alınması gerekir.

Önemli bir nokta: Aydınlatılmış onam alınmış olması, hekimin kusurlu davranışını hukuka uygun hâle getirmez. Hasta, “riskleri kabul ediyorum” demiş olsa bile, tıbbi müdahalenin özensiz yapılmasından doğan zarar için malpraktis davası açma hakkını kaybetmez.

Malpraktis Davası Kime Karşı Açılır?

Malpraktis davası açılırken en önemli sorulardan biri, davanın kime karşı açılacağıdır. Bu soru, aynı zamanda görevli mahkemeyi de belirler.

Özel Hastane ve Muayenehaneler

Özel hastanede gerçekleşen hatalarda dava, kural olarak hastaneyi işleten şirkete karşı açılır. Hekimin kusuru ayrıca bulunuyorsa hekim de hastane ile birlikte davalı gösterilebilir; bu durumda hastane ve hekim zarardan birlikte (müteselsilen) sorumlu tutulabilir. Kendi muayenehanesinde hizmet veren hekime karşı ise doğrudan dava açılır. Hekimlerin zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunduğundan, sigorta şirketi de belirli şartlarla davaya dâhil edilebilir.

Kamu Hastaneleri (Devlete Karşı Malpraktis Davası)

Devlet hastaneleri, şehir hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, aile sağlığı merkezleri ve devlet üniversitesi hastanelerinde görev yapan hekimler kamu görevlisidir. Anayasa’nın 129. maddesine göre kamu görevlilerinin görevleri sırasında verdikleri zararlar için açılacak tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu nedenle kamu hastanesindeki malpraktis davası hekime karşı değil; Sağlık Bakanlığı (hastanenin bağlı olduğu il sağlık müdürlüğü üzerinden) veya devlet üniversitesi hastanelerinde ilgili üniversite rektörlüğü aleyhine açılır. İdare, ödediği tazminatı kanundaki şartlar çerçevesinde kusurlu personele rücu edebilir.

Vakıf Üniversitesi Hastaneleri

Vakıf üniversitelerinin hastaneleri ve vakıf üniversitesiyle işbirliği protokolü yapan özel hastaneler, özel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olduğundan bu hastanelere karşı açılan davalar da kural olarak adli yargıda (tüketici mahkemesinde) görülür.

⚖ Uyuşmazlık Mahkemesi: İşbirliği Yapılan Özel Hastaneye Karşı Dava Tüketici Mahkemesinde Görülür

Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2026/120, K. 2026/120, T. 09.03.2026

Vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü kapsamında faaliyet gösteren özel hastanede enfeksiyon bulgularına rağmen gerekli tedavinin yapılmadığı ve hastanın vefat ettiği iddiasıyla açılan tazminat davasında, tüketici mahkemesi ile idare mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı çıkmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi; işbirliği yapılan hastanenin, öğretim üyelerinin faaliyetleri ve üniversitenin eğitim-araştırma işlevleri dışında kendi mevzuatına tabi olmaya devam ettiğini ve davalı şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğunu belirterek davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna karar vermiş, tüketici mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırmıştır.

Hasta için anlamı: Hastanenin bir üniversiteyle bağlantılı olması davayı otomatik olarak idare mahkemesine taşımaz; davalının hukuki niteliği belirleyicidir.

Malpraktis davası hangi mahkemede açılır: özel hastane tüketici mahkemesi, kamu hastanesi idare mahkemesi
Malpraktis davasında görevli mahkeme ve izlenecek yol

Malpraktis Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Malpraktis davasında görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi, davanın görevsizlik nedeniyle reddine ve ciddi zaman kaybına yol açar:

  • Özel hastane, özel muayenehane, vakıf üniversitesi hastanesi: Hasta ile sağlık kuruluşu arasındaki ilişki tüketici işlemi sayıldığından görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, asliye hukuk mahkemesinde tüketici mahkemesi sıfatıyla görülür. Tüketici, davayı kendi yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açabilir.
  • Kamu hastanesi, şehir hastanesi, aile hekimi, devlet üniversitesi hastanesi: Görevli mahkeme idare mahkemesidir ve açılacak dava tam yargı davasıdır. Yetkili mahkeme kural olarak zararın meydana geldiği yerdeki idare mahkemesidir.
  • Sigorta şirketine karşı tek başına açılan dava: Sigortacıya karşı ayrıca dava açılması hâlinde görevli mahkeme ve arabuluculuk şartı farklılık gösterebilir; bu nedenle davalıların birlikte belirlenmesi önemlidir.

Malpraktis Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç

Özel Hastaneye Karşı Tazminat Davası

  1. Belgelerin toplanması: Hastaneden epikriz, ameliyat notu, hemşire gözlem formları, tahlil ve görüntüleme sonuçları, aydınlatılmış onam formları ve faturalar dâhil tüm tıbbi kayıtların bir örneği istenir. Hasta, kendi sağlık kayıtlarının bir örneğini alma hakkına sahiptir.
  2. Delil tespiti (gerektiğinde): Kayıtların değiştirilmesi veya kaybolması riski varsa mahkemeden delil tespiti talep edilebilir.
  3. Arabuluculuk başvurusu: Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Başvuru, adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına yapılır.
  4. Dava dilekçesi: Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte tüketici mahkemesinde dava açılır. Tazminat miktarı dava başında kesin olarak bilinemediğinden dava çoğu zaman belirsiz alacak davası olarak açılır.
  5. Bilirkişi incelemesi: Mahkeme, kusur incelemesi için dosyayı Adli Tıp Kurumu’na veya üniversitelerin ilgili bilirkişi kurullarına gönderir.
  6. Tazminat hesabı ve karar: Kusur tespit edilirse maddi zarar için hesap bilirkişisinden rapor alınır, mahkeme maddi ve manevi tazminata hükmeder. Karara karşı istinaf ve temyiz yolları açıktır.

Devlete Karşı Malpraktis Davası Nasıl Açılır?

  1. İdareye başvuru: Kamu hastanelerindeki tıbbi müdahaleler idari eylem niteliğinde olduğundan, İYUK’un 13. maddesi gereğince dava açmadan önce ilgili idareye (Sağlık Bakanlığı / il sağlık müdürlüğü veya üniversite rektörlüğü) yazılı başvuru yapılarak zararın tazmini istenmelidir. Bu başvuru, zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapılmalıdır.
  2. İdarenin cevabı: İdare talebi reddederse veya 30 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır.
  3. Tam yargı davası: Ret kararının tebliğinden veya 30 günlük sürenin dolmasından itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.
  4. Bilirkişi ve karar: İdare mahkemesi de kusur ve illiyet bağı konusunda Adli Tıp Kurumu veya üniversite bilirkişi raporlarına başvurur. İdarenin sorumluluğu “hizmet kusuru” esasına göre değerlendirilir.

Dikkat: Kamu hastanelerine karşı açılan malpraktis davasında arabuluculuk yoktur; bunun yerine idareye başvuru şartı vardır. İdareye başvurmadan doğrudan dava açılması veya 60 günlük dava açma süresinin kaçırılması, davanın esasına girilmeden reddine yol açar.

Tıbbi Malpraktis Zamanaşımı Süresi ve Dava Açma Süreleri

Malpraktis davasında sürelerin doğru hesaplanması, hak kaybını önlemek açısından hayati önemdedir. Süreler, tedavinin yapıldığı kuruma göre farklılık gösterir:

Durum Süre Dayanak
Kamu hastanesi – idareye başvuru Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde olaydan itibaren 5 yıl İYUK m. 13
Kamu hastanesi – dava açma Ret veya 30 günlük cevapsızlıktan itibaren 60 gün İYUK m. 7, 10, 13
Özel hastane – haksız fiil Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde olaydan itibaren 10 yıl TBK m. 72
Özel hastane – sözleşmeye aykırılık Uygulamada 5 yıl (TBK m. 147/5) veya 10 yıl (TBK m. 146) uygulandığı yönünde farklı görüşler bulunmaktadır TBK m. 146, 147
Fiilin suç oluşturması Ceza kanunundaki daha uzun dava zamanaşımı uygulanabilir TBK m. 72/1

Özel hastanelere karşı açılacak davalarda, sözleşmeye dayalı taleplerin hangi zamanaşımına tabi olduğu konusunda farklı görüşler bulunduğundan, en kısa süreyi esas almak en güvenli yoldur: Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl içinde harekete geçilmesi, olası zamanaşımı tartışmalarını baştan ortadan kaldırır.

Ameliyat Hatası Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar?

Ameliyat hatalarında sürenin başlangıcı, ameliyat tarihi değil, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihtir. Örneğin vücutta unutulan bir yabancı cisim aylar sonra çekilen bir görüntülemede fark edilmişse, öğrenme tarihi bu tespitin yapıldığı tarihtir. Bununla birlikte kamu hastanelerinde 5 yıllık, özel hastanelerde haksız fiil bakımından 10 yıllık üst süreler olay tarihinden itibaren işlediğinden, geç fark edilen zararlarda da beklenmemelidir.

Tıbbi malpraktis zamanaşımı süresi ve dava açma süreleri: kamu hastanesi ve özel hastane
Malpraktis davasında başvuru ve zamanaşımı süreleri

Malpraktis Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Malpraktis davasında arabuluculuk zorunluluğu, davanın açılacağı mahkemeye göre değişir:

  • Özel hastane ve hekime karşı (tüketici mahkemesi): 6502 sayılı Kanun’un 73/A maddesi gereğince tüketici uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.
  • Kamu hastanesine karşı (idare mahkemesi): Arabuluculuk şartı yoktur. Bunun yerine idareye yazılı başvuru zorunludur.

Arabuluculuk aşamasında taraflar tazminat miktarı üzerinde anlaşabilir; anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi alındığında mahkeme kararı niteliği kazanır. Ancak malpraktis davalarında kusur ve zarar miktarı çoğu zaman bilirkişi incelemesi olmadan netleşmediğinden, arabuluculuk görüşmelerinin hukuki ve tıbbi değerlendirme yapılarak yürütülmesi önemlidir.

Bilirkişi İncelemesi ve Adli Tıp Raporu

Malpraktis davasının sonucunu çoğu zaman bilirkişi raporu belirler. Hâkim tıp uzmanı olmadığından, hekimin kusurlu olup olmadığı ve zararla tıbbi müdahale arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu’nun ilgili ihtisas kurullarından veya üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından rapor alınır.

Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesi için; yalnızca yapılan işlemi tarif etmekle yetinmemesi, uygulanması gereken tedavi ile uygulanan tedaviyi karşılaştırması, komplikasyon iddiası varsa bunun zamanında fark edilip doğru yönetilip yönetilmediğini değerlendirmesi ve tüm tıbbi kayıtlar incelenerek hazırlanması gerekir. Eksik veya çelişkili raporlara karşı itiraz edilmesi ve gerektiğinde yeni rapor alınmasının istenmesi, davanın seyrini doğrudan etkiler.

⚖ Anayasa Mahkemesi: Eksik Belgelerle Alınan Bilirkişi Raporuna Dayanılması Hak İhlalidir

Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm), Başvuru No: 2020/25164, K.T. 22.11.2023

Tıbbi ihmal iddiasıyla açılan tam yargı davasında derece mahkemeleri, tedavi kayıtlarının eksik olmasına rağmen somut olaya özgü tüm bilgi ve belgeleri temin etmeden alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi, yargılama sürecinde gerekli özenin gösterilmediğini belirterek Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.

Hasta için anlamı: Tıbbi kayıtların eksiksiz dosyaya kazandırılması ve eksik bilirkişi raporlarına itiraz edilmesi, hem davanın sonucu hem de bireysel başvuru hakkı bakımından kritik önemdedir.

Doktor Hatası Tazminat Miktarı Ne Kadar?

Doktor hatası tazminat davasında hükmedilecek tazminat miktarı her dosyada farklıdır; önceden kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Tazminat, kusur oranı, zararın niteliği ve hastanın kişisel durumu dikkate alınarak bilirkişi hesabıyla belirlenir. Tazminat kalemleri şunlardır:

Tazminat kalemi Kapsamı
Tedavi giderleri Hatanın giderilmesi için yapılan ve ileride yapılacak tedavi, ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez masrafları
Kazanç kaybı Tedavi süresince çalışılamayan dönemdeki gelir kaybı (geçici iş göremezlik)
Çalışma gücü kaybı Kalıcı sakatlık hâlinde ömür boyu kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması (sürekli iş göremezlik)
Bakıcı gideri Hastanın başkasının bakımına muhtaç hâle gelmesi durumunda bakıcı masrafları
Destekten yoksun kalma Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalan eş, çocuk ve diğer yakınların zararı
Cenaze giderleri Ölüm hâlinde yapılan cenaze ve defin masrafları
Manevi tazminat Hastanın ve ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlarının yaşadığı acı ve elem karşılığı

Maddi tazminatın hesaplanmasında hastanın yaşı, geliri, maluliyet oranı ve bakiye ömrü dikkate alınır. Manevi tazminatın miktarı ise hâkimin takdirindedir; zararın ağırlığı, kusurun derecesi, tarafların durumu ve olayın özellikleri birlikte değerlendirilir. Tazminat miktarı dava açılırken bilinemediğinden, belirsiz alacak davası açılarak miktarın bilirkişi raporundan sonra artırılması mümkündür.

Malpraktis Davası Ne Kadar Sürer?

Malpraktis davası, bilirkişi incelemesinin uzunluğu nedeniyle diğer tazminat davalarına göre genellikle daha uzun sürer. Sürenin belirlenmesinde şu etkenler rol oynar:

  • Adli Tıp Kurumu veya üniversite bilirkişi kurullarının iş yükü ve raporun hazırlanma süresi,
  • Rapora itiraz edilmesi ve ek ya da yeni rapor alınması ihtiyacı,
  • Tazminat hesabı için ayrıca hesap bilirkişisi raporu alınması,
  • Davalı ve sigorta şirketi sayısı, tebligat süreleri,
  • İstinaf ve temyiz aşamaları.

Bu nedenlerle malpraktis davası çoğu dosyada ilk derece aşamasında bile birkaç yıl sürebilir. Tıbbi kayıtların dava başında eksiksiz toplanması ve bilirkişi incelemesine yönelik taleplerin doğru hazırlanması, sürecin gereksiz yere uzamasını önler.

Malpraktis Dava Masrafları Ne Kadar?

Malpraktis davasının masrafları, davanın açıldığı mahkemeye göre farklılık gösterir:

  • Tüketici mahkemesi (özel hastane): 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesi gereğince tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaftır. Ancak tebligat, bilirkişi ve tanık giderleri için gider avansı ile bilirkişi ücretleri için delil avansı yatırılması gerekir.
  • İdare mahkemesi (kamu hastanesi): Başvuru ve karar harçları ile posta giderleri ve bilirkişi ücretleri için avans yatırılır.
  • Adli yardım: Masrafları karşılayacak durumda olmayan kişiler, mahkemeden adli yardım talep edebilir; talep kabul edilirse yargılama giderleri geçici olarak devlet tarafından karşılanır.

Davanın kazanılması hâlinde yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücreti kural olarak davalıya yükletilir; davanın kısmen veya tamamen kaybedilmesi hâlinde ise karşı tarafın vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin bir kısmının ödenmesi gündeme gelebilir. Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda başlangıçta düşük bir miktar gösterilerek masraf riski sınırlandırılabilir.

Doktor Hatası Durumunda Nereye Şikayet Edilir?

Malpraktis davası açmadan önce veya dava ile birlikte, idari ve cezai başvuru yolları da kullanılabilir. Bu yollar tazminat davasının yerine geçmez, ancak delil toplanmasına ve olayın kayıt altına alınmasına katkı sağlar:

Başvuru yeri Ne işe yarar?
Hastanenin Hasta Hakları Birimi Hastane içi şikayet; olayın kayıt altına alınması
SABİM (184) ve CİMER Sağlık Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanlığı’na idari şikayet; inceleme başlatılması
İl Sağlık Müdürlüğü Hastane ve sağlık personeli hakkında idari inceleme ve soruşturma
Tabip odası (Bursa için Bursa Tabip Odası) Hekim hakkında meslek etiği yönünden disiplin incelemesi
Cumhuriyet Başsavcılığı Taksirle yaralama (TCK m. 89) veya taksirle öldürme (TCK m. 85) suçlarından şikayet

Malpraktiste Ceza Soruşturması

Hatalı tıbbi uygulama, hastanın yaralanmasına yol açtığında taksirle yaralama, ölümüne yol açtığında taksirle öldürme suçu gündeme gelir. Basit taksirle yaralama suçu şikayete bağlıdır ve şikayet, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde yapılmalıdır. 7406 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme sonrasında sağlık meslek mensupları hakkında mesleklerini icra ederken işlendiği iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma yapılması, kamu veya özel sektör ayrımı olmaksızın Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun iznine bağlanmıştır. Ceza soruşturması ile tazminat davası birbirinden bağımsızdır; ceza davasının sonucunu beklemeden tazminat davası açılabilir.

Malpraktis Davası Açmadan Önce Yapılması Gerekenler

  1. Tıbbi kayıtları hemen isteyin: Epikriz, ameliyat notu, anestezi formu, hemşire gözlem kâğıtları, tahlil ve görüntüleme sonuçları ile onam formlarının örneğini yazılı başvuruyla alın.
  2. Olayın kronolojisini yazın: Hangi gün, hangi hekimle görüşüldüğü, hangi şikayetlerin dile getirildiği ve size ne söylendiği bilgisini tarih sırasıyla not edin.
  3. Başka bir hekimden görüş alın: Mevcut durumunuzun tespiti ve ileride yapılacak tedavi için bağımsız bir sağlık kuruluşundan rapor alın.
  4. Masrafların belgelerini saklayın: Fatura, reçete, ulaşım ve bakım giderlerine ilişkin tüm belgeleri muhafaza edin.
  5. Tanıkları belirleyin: Tedavi sürecine tanık olan yakınlarınızın iletişim bilgilerini kaydedin.
  6. Süreleri hesaplayın: Kamu hastanesinde 1 yıllık başvuru süresini, özel hastanede 2 yıllık süreyi esas alarak takviminizi oluşturun.
Malpraktis ve komplikasyon arasındaki fark: önlenebilirlik, aydınlatılmış onam ve sorumluluk
Malpraktis ile komplikasyon arasındaki temel farklar

Özel Durumlar: Doğum Hataları ve Estetik Ameliyatlar

Doğum Hatası Nedeniyle Malpraktis Davası

Doğum sırasında veya doğum öncesi takipte yapılan hatalar, hem anne hem bebek bakımından ağır ve kalıcı sonuçlar doğurabilir. Gebelik takibinde bebekteki anomalinin gözden kaçırılması, fetal distres (bebeğin sıkıntıya girmesi) belirtilerine rağmen sezaryen kararının geciktirilmesi, doğum sırasında omuz takılması (brakiyal pleksus yaralanması) veya doğum sonrası kanamanın zamanında kontrol altına alınamaması en sık karşılaşılan iddialardır.

Bu tür bir malpraktis davası, bebek adına velileri tarafından açılabileceği gibi, anne ve babanın kendi manevi zararları için de ayrıca talepte bulunulabilir. Bebeğin ömür boyu bakıma muhtaç kalması hâlinde bakıcı giderleri ve gelecekteki kazanç kaybı tazminat hesabının en önemli kalemlerini oluşturur. Doğumhanedeki NST (non-stres test) kayıtları, partograf ve hemşire gözlem formları bu davaların en kritik delilleridir; bu kayıtların erken aşamada istenmesi büyük önem taşır.

Estetik Ameliyat Hatalarında Sorumluluk

Estetik ameliyatlar, çoğunlukla tıbbi bir zorunluluk olmaksızın görünümün iyileştirilmesi amacıyla yapıldığından, bu alandaki malpraktis davası diğer tıbbi müdahalelerden bazı yönleriyle ayrışır. Yargıtay uygulamasında estetik müdahalelerde hekimin aydınlatma yükümlülüğü daha geniş yorumlanmakta; hastaya vaat edilen veya makul olarak beklenen sonuca ulaşılıp ulaşılmadığı da değerlendirmeye alınmaktadır.

Estetik uygulamaların yetkisiz kişilerce, uygun olmayan ortamlarda veya uzmanlık alanı dışında yapılması da sorumluluğu ağırlaştıran bir durumdur. Kalıcı iz, simetri bozukluğu, doku kaybı veya düzeltme ameliyatı gerektiren durumlarda; ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflar, yazışmalar, tanıtım ve vaat içeren materyaller önemli deliller arasında yer alır.

Malpraktis Davası Dilekçesinde Neler Bulunmalı?

Malpraktis davası dilekçesinin eksiksiz hazırlanması, yargılamanın doğru yönde ilerlemesi için önemlidir. Dilekçede genel olarak şu unsurların yer alması gerekir:

  • Görevli ve yetkili mahkemenin adı (tüketici mahkemesi veya idare mahkemesi),
  • Davacı ve davalıların açık kimlik ve adres bilgileri; kamu hastanesi davalarında idarenin doğru gösterilmesi,
  • Arabuluculuk son tutanağı veya idareye yapılan başvuru ile ret kararı / zımni ret tarihi,
  • Tedavi sürecinin tarih sırasıyla anlatıldığı olay özeti,
  • Hatalı olduğu ileri sürülen tıbbi müdahalenin ve özen yükümlülüğüne aykırılığın açıklanması,
  • Uğranılan zararların kalem kalem gösterilmesi ve belirsiz alacak davası açılıyorsa bunun belirtilmesi,
  • Delil listesi: tıbbi kayıtlar, faturalar, tanıklar, bilirkişi incelemesi talebi,
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri ile faiz başlangıcı.

Malpraktis Davasında Sık Yapılan Hatalar

  1. Kamu hastanesindeki hekime doğrudan dava açmak (dava idare aleyhine açılmalıdır).
  2. Kamu hastanesi davalarında idareye başvurmadan veya 60 günlük süreyi kaçırarak dava açmak.
  3. Özel hastane davalarında arabuluculuğa başvurmadan dava açmak.
  4. Zararın öğrenilmesinden sonra uzun süre bekleyip zamanaşımı riskine girmek.
  5. Tıbbi kayıtları erken aşamada istememek ve kayıtların eksik kalmasına yol açmak.
  6. Bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz etmemek.
  7. Yalnızca ceza şikayetiyle yetinip tazminat davası açmamak.
  8. Davalıları eksik göstermek (örneğin hastaneyi işleten şirket yerine yalnızca hastane adını yazmak).

Bursa’da Malpraktis Davası

Bursa’da malpraktis davası açılacak mahkeme, tedavinin yapıldığı kuruma göre belirlenir. Bursa Şehir Hastanesi, devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, aile sağlığı merkezleri ile Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi gibi kamu sağlık kuruluşlarındaki hatalar için önce ilgili idareye başvurulur, ardından Bursa idare mahkemelerinde tam yargı davası açılır. Bu davalarda istinaf incelemesi Bursa Bölge İdare Mahkemesi tarafından yapılır.

Bursa’daki özel hastaneler, tıp merkezleri, özel muayenehaneler ve estetik klinikleri hakkındaki malpraktis davası ise arabuluculuk aşamasından sonra Bursa tüketici mahkemelerinde görülür. İnegöl, Gemlik gibi kendi adliyesi bulunan ilçelerde tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Hekimler hakkında meslek etiği yönünden başvurular Bursa Tabip Odası’na yapılabilir.

Malpraktis Davasında Avukatın Rolü

Malpraktis davası; hukuk ile tıbbın kesiştiği, usul kurallarının ve sürelerin sıkı olduğu bir dava türüdür. Bu davalarda avukat; olayın malpraktis mi yoksa komplikasyon mu olduğuna ilişkin ön değerlendirmeyi yapar, davalıyı ve görevli mahkemeyi belirler, idareye başvuru veya arabuluculuk aşamasını yürütür, tıbbi kayıtların eksiksiz toplanmasını sağlar, bilirkişi raporlarını inceleyerek gerektiğinde itiraz eder ve tazminat hesabını takip eder.

Kanunen avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak sürelerin kısa ve hak düşürücü olması, bilirkişi raporlarının teknik niteliği ve görev kurallarının karmaşıklığı göz önünde bulundurulduğunda, sürecin başında hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesine yardımcı olur. Büromuzun tazminat uyuşmazlıklarındaki çalışma alanı hakkında bilgi için Tazminat Hukuku sayfasına göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Malpraktis davası nasıl açılır?

Özel hastane veya muayenehanedeki hatalar için önce arabulucuya başvurulur, anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesinde dava açılır. Kamu hastanesindeki hatalar için önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılır; ret veya 30 gün içinde cevap verilmemesi hâlinde 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.

Tıbbi malpraktis zamanaşımı süresi ne kadar?

Kamu hastanelerinde idareye başvuru, zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her hâlde olaydan itibaren 5 yıl içinde yapılmalıdır. Özel hastanelerde haksız fiil bakımından öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl; sözleşmeye dayalı taleplerde ise uygulamada 5 ve 10 yıllık süreler tartışmalıdır. Hak kaybı yaşamamak için 2 yıl içinde harekete geçilmesi önerilir.

Malpraktis davası ne kadar sürer?

Süre; bilirkişi raporunun hazırlanma süresine, rapora itirazlara ve kanun yollarına göre değişir. Bilirkişi incelemesi nedeniyle malpraktis davaları çoğu zaman ilk derece aşamasında bile birkaç yıl sürebilir.

Devlet hastanesindeki doktora dava açılabilir mi?

Hayır. Kamu hastanelerinde görev yapan hekimler kamu görevlisi olduğundan, tazminat davası hekime değil, Anayasa’nın 129. maddesi gereğince idare aleyhine (Sağlık Bakanlığı veya devlet üniversitesi) açılır. İdare, ödediği tazminatı kanuni şartlar çerçevesinde hekime rücu edebilir.

Özel hastaneye karşı tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Özel hastane ve hekime karşı açılan malpraktis davası tüketici mahkemesinde görülür. Dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde dava asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Malpraktis davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Özel hastane ve hekime karşı tüketici mahkemesinde açılacak davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Kamu hastanelerine karşı idare mahkemesinde açılacak davalarda ise arabuluculuk yoktur; bunun yerine idareye başvuru şartı vardır.

Doktor hatası tazminat miktarı ne kadar?

Tazminat miktarı; kusur oranına, zararın niteliğine, hastanın yaşına, gelirine ve maluliyet oranına göre her dosyada farklıdır. Maddi tazminat bilirkişi hesabıyla, manevi tazminat ise hâkimin takdiriyle belirlenir; önceden kesin bir rakam vermek mümkün değildir.

Komplikasyon gelişti, yine de dava açabilir miyim?

Komplikasyon kural olarak tazminat doğurmaz. Ancak hasta bu risk hakkında önceden bilgilendirilmemişse, komplikasyon zamanında fark edilmemiş veya doğru yönetilmemişse hekimin ve hastanenin sorumluluğu doğabilir.

Aydınlatılmış onam formu imzaladım, dava hakkım ortadan kalkar mı?

Hayır. Onam formu, hastanın bilgilendirildiği riskleri kabul ettiğini gösterir; hekimin özensiz davranışından doğan zararlar için dava hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca matbu ve genel ifadeler içeren formlar her zaman geçerli bir aydınlatma sayılmayabilir.

Malpraktis dava masrafları ne kadar?

Tüketici mahkemesinde açılan davalarda tüketici harçtan muaftır, ancak gider ve delil avansı yatırılır. İdare mahkemesinde harç ve avanslar ödenir. Mali durumu yetersiz olanlar adli yardım talep edebilir.

Doktor hatası durumunda nereye şikayet edilir?

Hastanenin hasta hakları birimine, SABİM (184) veya CİMER’e, il sağlık müdürlüğüne, tabip odasına ve suç şüphesi varsa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulabilir. Bu başvurular tazminat davasının yerine geçmez.

Hastanede ölen yakınım için dava açabilir miyim?

Evet. Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalan eş, çocuk ve diğer yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı; ölenin yakınları ise manevi tazminat talep edebilir. Ayrıca taksirle öldürme suçundan savcılığa şikayette bulunulabilir.

Malpraktis davası için hangi belgeler gerekir?

Epikriz, ameliyat ve anestezi notları, hemşire gözlem formları, tahlil ve görüntüleme sonuçları, aydınlatılmış onam formları, faturalar, sonraki tedaviye ilişkin raporlar ve kimlik belgeleri temel belgelerdir.

Bursa’da malpraktis davası hangi mahkemede açılır?

Bursa’daki kamu hastaneleri ve Bursa Uludağ Üniversitesi hastanesi için Bursa idare mahkemelerinde, özel hastane ve klinikler için arabuluculuk sonrasında Bursa tüketici mahkemelerinde dava açılır.

Yazar Hakkında

Av. Zeki Kaner – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Bursa Osmangazi’deki bürosunda ceza, kira, aile, miras, iş ve icra hukuku başta olmak üzere çeşitli alanlarda avukatlık faaliyetini sürdürmektedir.

Avukat’a Sor

Hatalı bir tıbbi uygulama nedeniyle zarar gördüğünüzü mü düşünüyorsunuz? Malpraktis davalarındaki başvuru ve zamanaşımı sürelerinin kısa olduğunu göz önünde bulundurarak, izlemeniz gereken yol için Bursa’daki büromuza danışabilirsiniz.

Av. Zeki Kaner
Çiftehavuzlar Mah. Çelebi Mehmet Bulvarı No:169 D Blok Kat:5 Daire:19, Osmangazi / Bursa
Telefon: 0555 506 01 16
Çalışma saatleri: Hafta içi 09:00 – 18:00 (randevu ile)

Danışmanlık ücretlidir.

Kaynakça

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 17, 125, 129
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 72, 146, 147, 502 vd.
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, m. 73, 73/A
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, m. 7, 10, 13
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 85, 89
  • Hasta Hakları Yönetmeliği
  • Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2026/120, K. 2026/120, T. 09.03.2026
  • Danıştay 10. Daire, E. 2021/4765, K. 2025/1828, T. 25.03.2025
  • Anayasa Mahkemesi, Başvuru No: 2020/25164, K.T. 22.11.2023

Yasal Uyarı: Bu makaledeki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki görüş niteliğinde değildir. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, işlem yapmadan önce bir avukattan hukuki destek alınması önerilir. Mevzuat ve içtihattaki değişiklikler nedeniyle bilgilerin güncelliği ayrıca kontrol edilmelidir.



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir